TRT’nin “Altın Makası” 2000 yılında Fransa’da ölen Ahmet Kaya‘ya uzandı. TRT 1 dün gece başrollerini Kadir İnanır ve Esin Moralıoğlu‘nun paylaştığı müziğini ise Ahmet Kaya‘nın yaptığı”Tatar Ramazan Sürgünde” filmini oynattı.
Kadir İnanır‘ın bir kez daha efsane olduğu filmin önemli sahnelerinden birisi de sürgüne gittiği cezaevinde saz çalan bir mahkumdan bağlamasını alarak, Ahmet Kaya‘nın “Şu Dağlarda Kar Olsaydım” türküsünü çalıp söylemesiydi. Ancak bu türkü Ahmet Kaya‘nın sesinden olduğu için dün TRT’nin sansürüne uğradı.
TRT’nin sansürü sadece bu şarkıyla yeterli kalmadı. Cezaevlerinde devletin ihmalinin olduğunu belirten Tatar Ramazan’ın unutulmaz replikleri de “Altın Makas”tan nasibini aldı.. Yine filmin son sahnesinde Tatar Ramazan’ın “Burada vurulacak biri vardı O’nu da ben vurdum, benim adım Tatar Ramazan” repliği de sansürden kurtulamadı…
www.internethaber.com / 21 Mart 2007
Haber ile ilgili gazetelerde çıkan yazılar;
ALTIN MAKAS KIRILMADIKÇA
TRT’nin altın makası bu kez Tatar Ramazan için çalıştı. Hatırlatalım, Kadir İnanır’ın oynadığı Türk sinemasının yüz akı filmlerinden biriydi Tatar Ramazan.
Önceki gün TRT’de gösterildi. Ve sonu daha önce bahsettiğim Uçurtmayı Vurmasınlar gibi oldu. Sansürden kuşa çevrildi…
Üstelik ekran tarihinde belki de ilk kez bir filmin içindeki şarkı makaslandı. Söyleyen Ahmet Kaya olduğu için…
Aslında okur mektupları devlet kanalının bunu sıkça yaptığını aktaran şikayetlerle dolu. Yetişmek zor elbet hepsine. Ama spesifik bir örnek veriyorum bakın…
Tatar Ramazan’a çalışanaltın makas zihniyeti kırılmadıkça TRT’den bir şey beklenemez. Gerçi beklenti de kalmadı ama bir umut işte!
Mesut Yar
Posta gazetesi / 23 Mart 2007
ŞU DAĞLARDA KAR OLSAYDIM
Başrolünü Kadir İnanır’ın oynadığı Tatar Ramazan’ı en az on kez seyrettim..
Seyretmekten kendimi alamadığım bir film.. 1992′de çekilen filmin öyküsü II. Dünya Savaşı yıllarında bir hapishanede geçer.
Adalet sistemi ve hapishaneler üzerine ince eleştirilerin yer aldığı filmde Kadir abimiz üstün bir performans göstermiş..
Hayati Hamzaoğlu, Yıldırım Gencer keza öyle.. Bütün karakterler yerli yerinde..
Filmde içime sinmeyen tek bir sahne vardı.. O da Tatar Ramazan’ın eline bağlama alıp, “Şu dağlarda kar olsaydım” türküsünü söylediği sahne.. Türkü, Ahmet Kaya’nın.. Türküyle bir alıp vermediğim yok, güzel bir türkü.. Filmin ritmine uymayan şey, Kadir İnanır’ın türküyü Ahmet Kaya’nın sesiyle söylemiş olmasıydı.. Kendi sesiyle söylemesi daha otururdu.. TRT, filmin bu sahnesini makaslamış.. Kaya’ya ambargo koymuş ve bu yüzden makaslamışsa, işgüzarlık yapmış..
Bazı replikler de makaslanmış..
“Burada vurulacak biri vardı onu da ben vurdum, benim adım Tatar Ramazan” gibi.. Filmdeki bazı repliklere bakalım..
“Devlet adil olduğu sürece güçlüdür”.
“Köpeği bile aşağılamam, Allah yaratmış, ama insanların köpekleşmesi beni çıldırtıyor.”
Repliklerden biri de kanunların güçlüye ayrı, güçsüze ayrı işletilmesi hakkındadır:
“Kanun vardır kırbaç gibi, kanun vardır sütlaç gibi. Adamına göre.”
Darbı mesel haline gelmiş replikler.. Onbeş yıldır gösterilen bir film..
İsterseniz TRT’de göstermezsiniz..
Makaslama, gereksiz..
Hoş da değil..
Abdullah Muradoğlu
Yeni Şafak gazetesi / 27 Mart 2007